13 Haziran 2016 Pazartesi

Çocukla gidilebilecek açık hava mekanı


Bu Cumartesi çocukları yeşillikler içinde oynasın diye havaalanı yolu üzerinde bulunan Kavaklı restorana götürdük. Tam çocuklara göre düşünülmüş, güzel bir yer. Yemyeşil çimleri, büyük oyun parkı, çimlerin üstünde bulunan oyuncak alanları, toplar, kuzular, tavuklar, tavuskuşu… Çınar bir bakıyorsun kuzunun başında onu besliyor, bir bakıyorsun tavuk peşinde onu kovalıyor. Rahatça sandalyelere oturup onların keyifle oynamasını seyrettik.


Yemeklere gelince çok iyi beklentiyle gitmemek lazım. Adana ve tavuk germeçleri ünlü. Kahvaltısı nasıl bilmiyorum, umarım iyidir. Çünkü dış mekan çocuklar için çok güzel.

11 Haziran 2016 Cumartesi

2016 Bale-Jazz Gösterimiz

Bu sene bale kursumuzu değiştirmiştik. Herşeyden önce baleye benim zorumla giden kızıma bu sene baleyi sevdirdiği için teşekkürler Tab Sanat.
Gösteri günü çok heyecanlıydı Naz. Hayatında ilk defa tam anlamıyla makyaj yaptık. Çok da güzel oldu. 2 kere sahne aldı: Bale ve Jazz. Sahnede onunla gurur duyduk.


Şov programlarını andıran çok profesyonelce bir gösteri hazırlanmış. Kendimizi ünlü bir şova gitmişiz gibi hissettik. Gösteri tam olarak muhteşemdi.

31 Mayıs 2016 Salı

Çarşamba kızlar günü

Naz büyüdü, arkadaşlarıyla gün yapmaya başladı. Her Çarşamba okul bitiminde sırayla gün gibi birbirlerinin evlerine gidiyorlar. Yeme, içme, eğlence, deney yapıp çok mutlu oluyorlar.


Geçen hafta Çarşamba bizdelerdi. O kadar eğlendiler ki hayatlarının en güzel günü olduğunu bile söylediler.

23 Nisan-19 Mayıs okul etkinlikleri

23 Nisan gösterisinde flüt çalacaklardı, ama ben o flütü aylarca okuldan aldığımda dinlemeye başladım, eve geldiğimde, yatarken, sabah kalktığımda hala dinlemeye devam şeklindeydi. Başlangıçta öğretmeni bu kadar mı kötü çalar bir çocuk derken, azmetme ile nasıl güzel çalınabileneceğine hatta en iyi çalabilen adaylardan biri olarak en güzel örnek oldu Naz.


O gün bir de okul resim yarışmasında 2. lik ödülü vardı. Küçüklükten beri resim yapmaya, boyamaya resmen bayılıyor. Annesinde hiç olmayan bir yeteneğe sahip resmen J. Çok mutluydu.


19 Mayıs gösterisinde ise Kafkas oyunu yaptılar. Hep beraber oynadılar, eğlendiler.

18 Nisan 2016 Pazartesi

Bahar da bir başka güzelmiş Bolu-Gölcük

Tam 5 ay önce kış günü gitmiştik, o zaman da çok sevmiştik ama bahar zamanı tam oraya gitmenin vaktiymiş. Heryer yemyeşil, hava mis gibi, kafamı ve ruhumu dinlendirdim resmen. Tabi çocuklarım çok mutlu oldular. Bu seferde gider gitmez otele uğramadan direkt göl kenarındaki parka gittik. Orada 2 restoran vardı. Bahçesinde horozların, köpeğin olduğu yerde yemeğimizi yedik. Çınar başlarından ayrılmadı her zamanki gibi. Ortam güzeldi ama yemek lezzeti iyi değildi, servis de çok yavaştı. 
Gölün kenarında golf arabaları gibi araba kiralayıp gölün etrafında tur attık. Naz buna bayıldı. Daha sonra Gazelle otel’e gittik. Biz burayı sevdik, kalbimizi kazandı.(Eksi yönleri de var tabiki, mesela akşam yemeğinde aldığınız içecekler ücretli, bu kadar para verip bunu dahil etmemeleri kötü olmuş) Bu sefer odamız balkonsuz odaydı. Ama 2 çocukla bile çok rahat sığdık, oldukça genişti. Otele genellikle bizim gibi çocuklu aileler daha çok tercih ediyor. Çınar da Naz da sıcak suyu olan havuzdan çıkmak bilmediler. 

Hava güzel olduğu için bol bol bahçesinde gezindiler, geyikleri beslediler, ördeklerin peşinde koştular. Akşam olunca oyun alanı ile kalan enerjilerini bitirip akşam 8 gibi uyuyakaldılar.  Çınar’ın peşinde koşmaktan yorulsakta ruhumuz için iyi geldi bu hafta sonu.

29 Şubat 2016 Pazartesi

9.yaş günümüz


Son 6 ay kala başlıyoruz geri saymaya; 5 ay, 4 ay derken son 1 ay içinde askerlik gibi günler sayılmaya başlanıyor. Naz okul arkadaşları ile Avm de kutlayabileceği bir doğum gününü çok istiyordu, bizde her zamanki gibi kıyamadık, mekanları dolaşmaya başladık. Armada, Kentpark’taki oyun yerleri ya da bowling salonlarındaki doğum günü mekanları hem çok pahalı geldi hem de kullanım olarak gözümüze güzel görünmedi. Panora’nın üst katındaki doğum günü mekanı hem çocuklarla iç içe hem de oyunlar oynayabileceği paketleri olduğu için orada yapmaya karar verdik. Naz doğum gününü bu kadar beklerken doğum gününe 1 hafta kala çok kötü hastalandı, o güne kadar hiç okula gidemedi, hep yattı, ta ki o gün ayağa kalkabildi. Saçlarımıza bu sene kırık fön yaptırdık, Ergin abisi güzel bir fön çekti, çok güzel oldu.

Panora Joyland’de çocuklara ilk başta yemek verdiler.

Yemeklerini yedikten sonra pastası kesildi.

İlk olarak bowlinge geçtiler, orada pastalarını yediler. 

Bowling te o kadar çok eğlendiler ki, inanılmazdı.

Oradan oyun alanına geçip 1 saat deliler gibi oynadılar. Çıktıklarında her biri sırılsıklamdı.

Bu arada anlaşmalı bir fotoğrafçı sürekli fotolarını çekti, velilerde isterse satın alıyordu. Bizim Çınar için ayrıca efor harcamamız gerekti, adam sürekli kaçış peşindeydi.

Arkadaşları ve hepsinden önemlisi Naz çok mutlu oldu. Bizim de içimize sinen bir doğum günü oldu.

İyi ki doğdun biricik kızım, prensesim, sen benim hayatımsın, iyi ki varsın, iyi ki doğmuşsun, iyi ki benim kızım olmuşsun. Ömrün inşallah bu güzel yüzün gibi hep güzel olur, yüzün hep güler inşallah. Seni çok seviyorum aşkımmm….


16 Şubat 2016 Salı

Sömestr Tatili – 2016

Tek çocuklu hayatta sömestr tatili için önceden plan yapıp Naz’ın hoşlanacağı aktiviteler olan geziler planlıyorduk. Şimdi Çınar’da küçük olunca kış şartlarında zor oluyor, biraz daha büyümesi gerekiyor galiba.
Bu yıl kar tatili de olunca sömestr tatili uzadı, tatilleri bölüştük, ilk defa okuldan bir arkadaşı yatılı bizde kaldı, çok mutlu oldular, akşam pijama partisi yaptılar, saçlarını yapıp ojeler sürüldü. Keyiflerine diyecek yoktu.

Daha sonra ben çocukları alıp anneanne-dedelerine 3 günlüğüne götürdüm, Çınar çok sevdiği ineklerin yanından ayrılmak istemedi, tabiki  de naz teyzeleriyle 1 hafta kaldı, bize de iyi oldu, ne yapacak derdinden kurtulduk. 
Dönüşte hayatında ilk defa otobüs yolculuğu yaptı, midesi bulanır mı diye düşünürken kuzeni ile çok keyifli yolculuk yapmış.

Sonra ben izin aldım, Ankara’ya o kadar kar yağdı ki çocuklar çok mutlu oldu.

Naz ile alışveriş yapıp sinemaya gittik. Uzun süredir film seyretmiyordum, "İyi bir dinazor" filmi bana da iyi geldi.
Bu yıl sömestr tatilini de böylece bitirmiş olduk, inşallah seneye hep beraber daha planlı bir tatil yaparız.


14 Ocak 2016 Perşembe

Dişçi Maceramız

Naz ile yapmaya korktuğum, strese girdiğim 2 şey var: Birisi doktor-ilaç ikilisi, diğeri dişçi. Yaşadığı korku öyle bir şey değil, hemen en ufak bir konuşmada kapıdan kaçarcasına çıkar, hatta bir keresinde kendini Güven hastanesinin tuvaletine kitlemişti.
Dişi ağrımaya başlayıp gece uyandırıp onu inletecek duruma gelince dişçiye gitmek kaçınılmaz oldu. Hacer teyzesinin konuşmasıyla rahatlayıp dişçiye gidebildik. Dişine film çektirmeye bile korkup kaçan Naz’a kanal tedavisi dediler. Bunun nasıl olacağını ben de bilemiyordum.
İlk işlemin stresini kaldıramam diye babayla gittiler, ama o akşam geldiklerinde baba savaştan çıkmış gibi yorgun ve sinirliydi. 2. işleme ben gittim. Beklerken fotoğraf çektik, stresimizi dağıtmaya çalıştık.

Aslında beklediğimden çok daha iyi gidiyordu, ta ki artık uyuşturmamız gerekiyor dediklerinde önlük ile artık kaçmaya çalışan bir Naz vardı.

İşlemi yarıda bırakıp tedaviyi bitirdik, ta ki tekrar ağrımaya başlayıncaya kadar. Umarım bu diş kendiğinden çıkar, umarım çektirmek zorunda kalmayız. 

Hoş geldin 2016

İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha devirdik. Çocuklar büyüyor, bizde onlarla daha da büyüyüp onlara yetmeye çalışıyoruz. Hayat onlarla güzel, inşallah uzun yıllar boyu hep birlikte mutlu oluruz…


Naz’ın her sene olduğu gibi bu yılda 1 gün öncesi okulda yılbaşı eğlencesi vardı. Artık büyüdükçe istekler artıyor, o gün için yeni bir kıyafet alındı, kuaföre gidilip saçlarımız düzelttirildi. Çok mutluydu, çok güzel eğlenmişler.

Yılbaşı akşamında ise maaile hep beraber kardeşimdeydik. Naz, biz çok kardeş olunca; anne çok şanslısın, çok kalabalık bir ailesiniz, bi sürü kardeşin var, benim ise sadece bir tane kardeşim var diyor. Bende ona; tek te olabilirdin ama bak senin en azından bir kardeşin var diyebiliyorum J Bu arada Naz hanım 4 çocuk yapacakmış; 3 kız 1 erkek. Erkek olanın adı Uzay, Kızlar ise Kiraz, Açelya, Eylül. Bunu da tarihe not olarak ekledim. 

17 Aralık 2015 Perşembe

Bir Hafta Sonu - Afyon Güral

Kışa girerken sıkı bir giriş yaptık, 2 hafta önce Bolu derken arada uygun bir fırsat çıkarak Güral Sapanca yı merak ederken kendimizi Güral Afyon’da bulduk. Çevremde herkes soruyor, 1 gece için 2 çocukla nasıl cesaret ediyorsun, daha yorgunluk oluyordur diye. Ama bana Ankara dışına gidip bir tatil ortamı yaratmak bile iyi geliyor. Hepsinden önemlisi çocuklarımı mutlu görünce benim mutluluğum daha da artıyor. Annemler, Leyla ablamlar Afyon Güral’a gidince bizde onların peşine takıldık ve gittik. İyi ki de gitmişiz, çok beğendik.

Otelin girişi, lobisi çok güzel, bol bol çay içtik, Çınar zaten yılbaşı ağacının yanında yer alan kutup ayılarının yanından ayrılmadı, elimizi bıraktığı an koşa koşa oraya gidiyordu.


Termal havuzlar çok büyüktü, çocuklar içinde alanları var, benim çocuklar sıcak suyu çok sevdi. Spa olarak Gazelle nin çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.


Odalar çok genişti, 3 aile olarak hepimizin odası farklıydı ama geniş ve güzeldi. Naz illaki dubleks lerde yukarı katta yatmak isteyince dublex oda aldık, o kadar mutlu oldu ki, sanırsınız oda artık onun.


Çocuklar için ayrılmış büyük bir oyun alanı vardı, ama havuzlarda o kadar vakit geçirince buraya pek zaman kalmadı, yinede 1 saat vakit geçirmişliğimiz oldu.


Daha önce Güral’lardan Tekirova’ya gitmiş, çok memnun kalmıştık, Afyon Güral’da kış içinde gidilebilinecek güzel bir yer olarak hafızamıza ekleyip, tekrar gidilecek yerlerin içine ekledik.